15 Nisan 2013 Pazartesi

BİLİNMEYEN.

   Farklı pencereden bakarak,farklı yerler görerek ama aynı şeyleri hissetmeye çalışarak,bambaşka kitaplarda bambaşka insanlar tanıyarak belki de farklı satırlar da farklı karakterler de aynı şeyleri düşünerek yaşıyorduk hayatlarımızı.Hep bir tamam olma isteğiyle başladığımız hayatlarımız savrulan yapraklar gibi devam ediyordu yaşamaya.Belki Londra sokaklarında pirelenmiş kimse tarafından sevilmeyen ve insanların acıyarak baktığı bir köpektik.Belki de sıcacık şömine karşısında sahibi tarafından evin baş köşesinde ağırlanan bir köpek neydi bunları bu derece farklı kılan?Peki hangisi olmak isterdik?Hiç bilinmedik yerlere gidip bütün antikacıları dolaşamaz mıydık?Kullanılmış fakat eskimemiş birikmiş,el değdikçe değer kazanmış bir gramafon kendimi bunların daha önce sahiplerini düşünmekten alıkoyamazken yılların yıpranmışlığı onu daha da değerli kılıyordu.Taş plaklar gözüme çarptı ne kadar da nostaljik bir koku vardı buranın içerisinde sararmış bir kitaba doğru uzanıyordu ellerim sanki hissetmek istercesine sanki orada yıllardır benim dokunuşlarımı bekliyormuş gibi bakıyordu.
    Kitap kokuları hep güzel olmak zorunda mı yıllar geçse de o koku hep kalsa.Antikacıdan çıkıp ilerlerken bir kahve molası iyi gelir diye düşünüp oturabiliriz bilinmedik yerlerimizden birine.Yoldan geçen tanımadık yüzlere bakmak hoşuna mı gidiyordu seninde evet hoş tanınmadık hissi.Sanki koskoca şehir senin esaretin altındaymışçasına özgür geziyorduk sokaklarda.Şehrin orta yerinde koskoca bir saat çıkmıştı karşımıza ona inat zamanı unutarak devam ettik yolumuza.Bir pencere perdesi uçuşan, minik bir ev maviye boyanan.İşte bu evde kalabiliriz yolculuğumuzun bir kısmında.Belli bir yere ait olmama fakat her yeri hissetmek nasıl bir duygu.Tahta kapıyı aralamakla birlikte eskimiş döşemelerden gelen rutubet kokusu ve bir takvim duvardan bize bakıp sene 1975 diyor.Artık bir değerim kalmadı ya da ben çok seneler gördüm dercesine.Evin arka tarafından hoş bir koku geliyor minik dökük evin arka bahçesi çiçeklerle dolu her çeşit her renk çiçek ve ev sahibinin pişirdiği tarçınlı kek kokusu adeta büyülüyordu.Kahve tarçınlı kek ve çikolata eşliğinde gezi devam ediyordu nerede miydik?Bilinmeyende..
                                                                           ZST. 07.01.2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder