Bu dükkan ilk insanın yaratılışıyla
varoldu.Adem ve Havva.Adem yapmaması gerekeni yaptı nefsine uydu sonucunda
yaptığı hatanın bedelini ağır bir imtihanla ödedi.Bu onun için büyük bir hayal
kırıklığı oldu.Daha ilk insanaın hayat macerası hayal kırıklığı ile
başladı.Onun hayal kırıklığı başlangıcı oldu bir nevi.
Bu dükkan nerde,nasıl diye merak mı
ediyorsunuz ya da bu dükkana kim girer kim çıkar kim ne alır veya ne verir?
Bu dükkan diğerlerinden çok farklı
bunun yöneticisi insanlar.Her insan bir kırık kalpler dükkanına sahip.Doğuşuyla
başlıyor ve zaman ilerledikçe dükkanı dolmaya başlıyor.Hepimiz hayata ağlayarak
başladık sanki daha önceden başımıza gelecekleri bilircesine.Avazımız çıktığı
kadar bağırarak ağladık daha sonra istesekte böyle ağlayamayız zaten onunda
tadını çıkarabilseydik keşke.(KEŞKELER)Ve biz ağlarken bizim yakınlarımız
gülüyordu ilk hayata merhaba değişinin sevinciyle.Annen,baban,bütün
yakınların...
Peki
İlk doğduğun gün sen ağlıyorken onlar senin gelme sevincin
için gülüyordu fakat zaman ilerledi.Sen büyüdün.Ama değişen bir şeyin
olmadığını farkettin.(FARKINDALIK)Sen ağlarken çevrendekiler hala
gülebiliyor.''nasıl olur?'' diyorsun o gün mutluydu herkes.İnanamıyorsun.Ama
zaman demiştik.(ZAMAN)İşte ilerliyor zaman ve ilk gerçeklerle
yüzleştin.(GERÇEKLER)
Hayatta bu hep
olacak.Sen ağlarken gülenler hatta bazen seni bilerek ağlatanlar.Dükkanın işgal
edilecek zaman zaman baskına uğrayacak.Bu baskınlardan hiç kırık vermeden
kurtulabilirsen ne ala.Bu senin elinde.Dükkan senin.Dükkanın tanıtımıyla devam
edelim.Burda herkesin bir yeri var.Sevdiklerinin,nefret
ettiklerinin,imrendiklerinin,acıdıklarının...(VERİLEN DEĞER)Seni mutlu
eden,üzen,güldüren,heyecan veren her şey var burada.Bu dükkanın anahtarı
SEVGİ'nin elinde o kimin gireceğine,çıkacağına,ne kadar zarar verip
üzebileceğine karar veriyor.Ama son günlerde ''sevgi'' de
şaşkın.(ŞAŞKINLIK)Neden diyeceksiniz?Sevgi anahtarı verirken her isteyene
vermiyor.Ancak senin kalbinde yeri olabileceğine inandığı kişilere veriyor.Ama
geçenlerde sevgide yanıldı.(YANILGI)Güvenip anahtar verdi birine meğer o
anahtarı değil,dükkanın önünden geçmeyi bile haketmiyormuş.Sevgi bunu geç
farketti.Sevgi ona yıllarını verdi.Bu yıllarda sevgiye güven(GÜVEN)verdi ama
sevgi nerden bilsin yıllar ne kadar uzun olursa olsun güvenin yerini
tutamıyormuş.Ya da burda sevgiyi suçlamayalım.Hayatta herkesin başına mutlaka
geliyor bu.Devamlı dükkanımızın müşterisi olan biri sevgiye zarar verdi.Dükkanı
en içten kuşattı,ona güvendin,yıllarını verdin meğer kırmak istiyormuş seni
kırdı gitti.Amacına ulaştı.Zaten dükkanın ve senin abonen olan biri en büyük
zararı verebilecekler arasındadır.Artık sevgiye söyledim denetimi sağlama alacağız.Öyle
her isteyen giremeyecek ve en değer verdiklerini kara listenin başına
yazacaksın.Ona görede dikkat edeceksin.Neyse dükkanı fazla hasara uğramadan
kurtarabildik.Bazan de camına taş atıp kaçanlar (DALKAVUK) oluyor.Bunlar
hayatındaki lüzumsuz insanlar topluluğu.Takmayacaksın.Bu camıda değiştirme
kararı verdik.Köpek balıklarının akvaryum camındana yapacağız.İsteyen istediği
kadar taş atsın.Taşlamaların seni üzmesine izin vermeyeceksin.Dükkanı ilk
açtığında bunu akıl edemiyorsun ama zaman ilerledikçe farkına
varıyorsun.Herkesinde dükkanı aynı değil tabiki.Geçen birinin dükkanına
girdim.Çok korunaksız,her türlü zarara açık,çabuk kırılabilir ve kıracak kişi o
kadar çok ki.Allahtan tanıdıktı dükkanın sahibi.Biraz konuştuk dükkanı hakkında
onu koruması gerektiğini sanırım kavradı.
Hep dükkanın
hasarlarından bahsettik aklınızdan geçecek bu dükkanın hiç tamiri yok mu?,iyi
müşteriler hiç mi yok?Tabiki var.O kadar iyi müşterilerimiz var ki anlatamam
sizlere.Biz yılları verip alıyordukya güveni bunlar çok farklı
müşterilerimiz.Onlar bize yıllarını verdi.Tam tersi oldu ilginç değil mi?Bunlar
hayatımızdan hiç çıkmayacak azınlık kişiler ve çıktığında dükkanın enkaz
altında kalabilme tehlikesi oldukça büyük olanlar.Her insanda var bu müşteriden
''Anne
-Baba'' işte bu iki müşteri ne yaparsa yapsın sana zarar
veriyormuş,kırıyormuş gibi gelse de sana asla zarar vermezler.Zaman zaman çok
kızabilirsin hatta oldukça sıkta olabilir bu:)ama bilirsin ki onlardan asla
zarar gelmez.Bu iki müşteri aynı zamanda dükkanın badigartlığınıda
üstlenmiştir.
Dükkanın tamiri
kimlerin elinde bundan da bahsedelim biraz.Güvenip anahtarını verdiğin herkes
dükkanı tamir edebilir.Ama tamir etmeyi seçen müşteri oldukça azınlık.Tamir
edebilenlere dükkandan hisse veriyorsun.Artık senin kalbinin ortağı
sayılırlar.Edilemeyince de restore ediyoruz dükkanı.Anne,baba,sevilen
müşteriler yardımıyla(YARDIM)
Her şey senin
elinde.
-KEŞKELEDİK
-FARKINA VARDIK birçok şeyin
-ZAMAN ilerliyor
-GERÇEKLER'le yüzleştik
-Kime ne değer verdiğimizi gördük
-ŞAŞKINLIĞA uğradık
-YANILGIYA düştük
-GÜVENDİK
-DALKAVUKLARI aldırmadık
-YARDIM edildi
Bunların
hepsinin sonucunda dükkanın hala sağlam kalabiliyorsa,hayata
umutla,güvenle,gerçekçi bir şekilde bakabiliyorsak amacımıza ulaştık demektir.
SEVGİ de mutlu BİZ de :)
Kendini kendin yönet,bağımsızlığını ilan et!
Hayat çok kısa ama yaşamaya değer hale getirmek senin
elinde.
İPLER SENDE,DÜKKAN SENDE
En mutlu nasıl olabiliyorsan öyle yönet.Zaman akreple
yelkovanın kovalama oyunu değil.Oyun gibi görünüp çabuk geçiyor.Zaman geçmeden
mutluluğun formülünü bul,hayatta yerine koy ve uygula.
21.02.2010
Zeynep
Sena TUNA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder