15 Nisan 2013 Pazartesi

KIRIK KALPLER DÜKKANI



     Bu dükkan ilk insanın yaratılışıyla varoldu.Adem ve Havva.Adem yapmaması gerekeni yaptı nefsine uydu sonucunda yaptığı hatanın bedelini ağır bir imtihanla ödedi.Bu onun için büyük bir hayal kırıklığı oldu.Daha ilk insanaın hayat macerası hayal kırıklığı ile başladı.Onun hayal kırıklığı başlangıcı oldu bir nevi.
    Bu dükkan nerde,nasıl diye merak mı ediyorsunuz ya da bu dükkana kim girer kim çıkar kim ne alır veya ne verir?
    Bu dükkan diğerlerinden çok farklı bunun yöneticisi insanlar.Her insan bir kırık kalpler dükkanına sahip.Doğuşuyla başlıyor ve zaman ilerledikçe dükkanı dolmaya başlıyor.Hepimiz hayata ağlayarak başladık sanki daha önceden başımıza gelecekleri bilircesine.Avazımız çıktığı kadar bağırarak ağladık daha sonra istesekte böyle ağlayamayız zaten onunda tadını çıkarabilseydik keşke.(KEŞKELER)Ve biz ağlarken bizim yakınlarımız gülüyordu ilk hayata merhaba değişinin sevinciyle.Annen,baban,bütün yakınların...
Peki
İlk doğduğun gün sen ağlıyorken onlar senin gelme sevincin için gülüyordu fakat zaman ilerledi.Sen büyüdün.Ama değişen bir şeyin olmadığını farkettin.(FARKINDALIK)Sen ağlarken çevrendekiler hala gülebiliyor.''nasıl olur?'' diyorsun o gün mutluydu herkes.İnanamıyorsun.Ama zaman demiştik.(ZAMAN)İşte ilerliyor zaman ve ilk gerçeklerle yüzleştin.(GERÇEKLER)
     Hayatta bu hep olacak.Sen ağlarken gülenler hatta bazen seni bilerek ağlatanlar.Dükkanın işgal edilecek zaman zaman baskına uğrayacak.Bu baskınlardan hiç kırık vermeden kurtulabilirsen ne ala.Bu senin elinde.Dükkan senin.Dükkanın tanıtımıyla devam edelim.Burda herkesin bir yeri var.Sevdiklerinin,nefret ettiklerinin,imrendiklerinin,acıdıklarının...(VERİLEN DEĞER)Seni mutlu eden,üzen,güldüren,heyecan veren her şey var burada.Bu dükkanın anahtarı SEVGİ'nin elinde o kimin gireceğine,çıkacağına,ne kadar zarar verip üzebileceğine karar veriyor.Ama son günlerde ''sevgi'' de şaşkın.(ŞAŞKINLIK)Neden diyeceksiniz?Sevgi anahtarı verirken her isteyene vermiyor.Ancak senin kalbinde yeri olabileceğine inandığı kişilere veriyor.Ama geçenlerde sevgide yanıldı.(YANILGI)Güvenip anahtar verdi birine meğer o anahtarı değil,dükkanın önünden geçmeyi bile haketmiyormuş.Sevgi bunu geç farketti.Sevgi ona yıllarını verdi.Bu yıllarda sevgiye güven(GÜVEN)verdi ama sevgi nerden bilsin yıllar ne kadar uzun olursa olsun güvenin yerini tutamıyormuş.Ya da burda sevgiyi suçlamayalım.Hayatta herkesin başına mutlaka geliyor bu.Devamlı dükkanımızın müşterisi olan biri sevgiye zarar verdi.Dükkanı en içten kuşattı,ona güvendin,yıllarını verdin meğer kırmak istiyormuş seni kırdı gitti.Amacına ulaştı.Zaten dükkanın ve senin abonen olan biri en büyük zararı verebilecekler arasındadır.Artık sevgiye söyledim denetimi sağlama alacağız.Öyle her isteyen giremeyecek ve en değer verdiklerini kara listenin başına yazacaksın.Ona görede dikkat edeceksin.Neyse dükkanı fazla hasara uğramadan kurtarabildik.Bazan de camına taş atıp kaçanlar (DALKAVUK) oluyor.Bunlar hayatındaki lüzumsuz insanlar topluluğu.Takmayacaksın.Bu camıda değiştirme kararı verdik.Köpek balıklarının akvaryum camındana yapacağız.İsteyen istediği kadar taş atsın.Taşlamaların seni üzmesine izin vermeyeceksin.Dükkanı ilk açtığında bunu akıl edemiyorsun ama zaman ilerledikçe farkına varıyorsun.Herkesinde dükkanı aynı değil tabiki.Geçen birinin dükkanına girdim.Çok korunaksız,her türlü zarara açık,çabuk kırılabilir ve kıracak kişi o kadar çok ki.Allahtan tanıdıktı dükkanın sahibi.Biraz konuştuk dükkanı hakkında onu koruması gerektiğini sanırım kavradı.
     Hep dükkanın hasarlarından bahsettik aklınızdan geçecek bu dükkanın hiç tamiri yok mu?,iyi müşteriler hiç mi yok?Tabiki var.O kadar iyi müşterilerimiz var ki anlatamam sizlere.Biz yılları verip alıyordukya güveni bunlar çok farklı müşterilerimiz.Onlar bize yıllarını verdi.Tam tersi oldu ilginç değil mi?Bunlar hayatımızdan hiç çıkmayacak azınlık kişiler ve çıktığında dükkanın enkaz altında kalabilme tehlikesi oldukça büyük olanlar.Her insanda var bu müşteriden ''Anne
-Baba'' işte bu iki müşteri ne yaparsa yapsın sana zarar veriyormuş,kırıyormuş gibi gelse de sana asla zarar vermezler.Zaman zaman çok kızabilirsin hatta oldukça sıkta olabilir bu:)ama bilirsin ki onlardan asla zarar gelmez.Bu iki müşteri aynı zamanda dükkanın badigartlığınıda üstlenmiştir.
    Dükkanın tamiri kimlerin elinde bundan da bahsedelim biraz.Güvenip anahtarını verdiğin herkes dükkanı tamir edebilir.Ama tamir etmeyi seçen müşteri oldukça azınlık.Tamir edebilenlere dükkandan hisse veriyorsun.Artık senin kalbinin ortağı sayılırlar.Edilemeyince de restore ediyoruz dükkanı.Anne,baba,sevilen müşteriler yardımıyla(YARDIM)
     Her şey senin elinde.

-KEŞKELEDİK
-FARKINA VARDIK birçok şeyin
-ZAMAN ilerliyor
-GERÇEKLER'le yüzleştik
-Kime ne değer verdiğimizi gördük
-ŞAŞKINLIĞA uğradık
-YANILGIYA düştük
-GÜVENDİK
-DALKAVUKLARI aldırmadık
-YARDIM edildi

        Bunların hepsinin sonucunda dükkanın hala sağlam kalabiliyorsa,hayata umutla,güvenle,gerçekçi bir şekilde bakabiliyorsak amacımıza ulaştık demektir.
                     SEVGİ de mutlu BİZ de :)
Kendini kendin yönet,bağımsızlığını ilan et!
Hayat çok kısa ama yaşamaya değer hale getirmek senin elinde.
İPLER SENDE,DÜKKAN SENDE 
En mutlu nasıl olabiliyorsan öyle yönet.Zaman akreple yelkovanın kovalama oyunu değil.Oyun gibi görünüp çabuk geçiyor.Zaman geçmeden mutluluğun formülünü bul,hayatta yerine koy ve uygula.


                                                                                     21.02.2010
                                                                               Zeynep Sena TUNA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder