Küçük bir çocukken
hepimize yetiyordu bir şeker,çikolata ya da bir balon.Ağlıyorsak
susuyorduk,gülüyorduk mutlu oluyorduk.Neydi bize o günlerde yetipte
şimdi yetemeyen?Hala mutlu edemez mi bir balon?Bu kadar mı katılaştı
içimizde ki duygular?Neden içimizdeki çocukla konuşmuyoruz?Yoksa oda mı
küstü bize?Yaşadıklarımızdan,yaşattıklarımızdan dolayı oda mı kızıyor?Bu
yüzden mi bir balona kanmıyor?İçimizdeki çocuğu yok mu ediyoruz?Yoksa
oda mı bizimle birlikte büyüyor?Neden üzüyoruz onu neden konuşmuyor
bizimle neden bir şeyleri masum bırakamıyoruz?Evet içine düştüğümüz
dünya bize bir şeyler sunarken masumiyeti bedel olarak mı istedi
yoksa?Yoksa bizde bunu kabul mu ettik?Kaybettiklerimizi düşündük mü hiç
kazandıklarımıza sevinmekten fırsat kalınca.Yapabilirdik aslında
düşünebilirdik.Neydi bizi diğer canlılardan üstün kılan bu değil
miydi?Peki neden düşünmedik?Çocukken mutlu olmamızın sebebi belkide
düşünecek şeylerimizin azlığı mıydı?İnsanı düşünmek mutsuz mu eder ne
yani?Düşündükçe mutlu olamaz mıyız?
Bir şiiri,bir mısrayı,bir kelimeyi sevemez miyiz onu hissedip anlamlı bulamaz mıydık?Anlam ararken yoruluyor muyuz bazen?Yüklediğimiz anlamları bizde mi beğenmiyoruz zaman ilerlediğinde?Peki biz nelere anlam yüklüyoruz?Bir zaman anlamlı bulduğumuz şey nasıl oluyorda yitiriyor anlamını?Belkide yanlış şeylere yüklemişizdir anlamı hissedişi.Gerçeği aramanın yalnızca bir basamağıydı hatalarımız oysa ki.Seni sen yapan hataların.”Neden onlara üzülüyorsun” diye sesleniyor içindeki çocuk.Ne cevap vereceksin çocuğa?Ufacık bir çocuk seni teselli etmeye çalışıyor göz göre göre yaptığın hatalarına.Gülüyorsun kendine.Gülümsüyor sana çocuk.”Hadi bir oyun oynayalım” diyor ”Adı mutluluk oyunu olsun.Ben saklanayım,sende beni bul olur mu?” dediğinde durup düşünüyorsun.İçimdeki çocuğu bulmayı unutmuşum hayatın akışında yıllar önce kaybettiğin belki de saniyeler önce kaybettiklerin geliyor aklına.O çocuk orada senin onu bulmanı bekliyor ve insan bir balona sevinebiliyor,çikolatayla mutlu olabiliyor onu bulduğunda:)
ZST. 13.01.2013
Bir şiiri,bir mısrayı,bir kelimeyi sevemez miyiz onu hissedip anlamlı bulamaz mıydık?Anlam ararken yoruluyor muyuz bazen?Yüklediğimiz anlamları bizde mi beğenmiyoruz zaman ilerlediğinde?Peki biz nelere anlam yüklüyoruz?Bir zaman anlamlı bulduğumuz şey nasıl oluyorda yitiriyor anlamını?Belkide yanlış şeylere yüklemişizdir anlamı hissedişi.Gerçeği aramanın yalnızca bir basamağıydı hatalarımız oysa ki.Seni sen yapan hataların.”Neden onlara üzülüyorsun” diye sesleniyor içindeki çocuk.Ne cevap vereceksin çocuğa?Ufacık bir çocuk seni teselli etmeye çalışıyor göz göre göre yaptığın hatalarına.Gülüyorsun kendine.Gülümsüyor sana çocuk.”Hadi bir oyun oynayalım” diyor ”Adı mutluluk oyunu olsun.Ben saklanayım,sende beni bul olur mu?” dediğinde durup düşünüyorsun.İçimdeki çocuğu bulmayı unutmuşum hayatın akışında yıllar önce kaybettiğin belki de saniyeler önce kaybettiklerin geliyor aklına.O çocuk orada senin onu bulmanı bekliyor ve insan bir balona sevinebiliyor,çikolatayla mutlu olabiliyor onu bulduğunda:)
ZST. 13.01.2013
Mutlu Çocukluğuna geri dönmek isteyenler için J'adore Chocolatier da "oh la la Beatris" yemek yeterlidir :)
YanıtlaSil